Avusturya İmparatorluğu’nun 18. yüzyıldaki gücü ve Mari Terez’in (Marie Theresa) reformları. Avusturya Veraset Savaşları ve Silezya’nın kaybı. Soylulardan vergi toplama ve Askerî Akademi kurma gibi yenilikler. Viyana’nın o dönemdeki nüfusu, lüksü ve Gluck, Haydn, Mozart gibi dehaları barındıran bilim ve sanat merkezi olma özelliği.
👑 Mari Terez Dönemi: Avusturya İmparatorluğu’nun Zirvesi (18. Yüzyıl)
On sekizinci yüzyılın ikinci yarısında Avusturya İmparatorluğu, Avrupa’nın en güçlü devletlerinden biriydi. İmparatorluk, Macaristan, Bohemya, Çekoslovakya, Belçika ile İtalya’nın Lombardiya ve Venedik’in bir bölümünü sınırları içine alıyordu.
Ancak, gerek dil gerekse gelenekler yönünden birbirinden çok ayrı uluslar topluluğundan meydana gelen bu imparatorluğun uzun yıllar barış içinde kalması zordu. Mari Terez dönemi, bu iç ve dış düşmanlarla çarpışmakla geçti.
Mari Terez’in Yükselişi ve Reformları
İmparator VI. Şarl’ın çıkardığı veraset kanununa dayanarak tahta çıkan kızı **Mari Terez (Marie Theresa)**, kendisini tanımak istemeyen Prusya, Fransa ve İspanya gibi devletlerle savaşmak zorunda kaldı.
- Avusturya Veraset Savaşları: Sekiz yıl süren bu savaşlar sonucunda, Aix-la-Chapelle Barış Antlaşması ile Mari Terez’in taht hakkı garanti altına alındı, ancak **Silezya Prusya’ya verildi**.
- Askerî Reform: Mari Terez, devletin bütün güç kaynaklarını dış tehlikeye karşı toplamak amacıyla Viyana’da bir sarayında **«Askerî Akademi»** kurdu.
- Vergi Reformu: O çağda soylu kişiler vergi ödemiyordu. Mari Terez, bu adaletsizliği ortadan kaldırarak **tarihte ilk defa olarak Avrupa’nın soylu kişileri de dahil olmak üzere herkesten vergi toplattırdı**.
- Eğitim ve Kültür: Halkının eğitim ve öğretimine önem verdi; birçok yuvalar, ilkokullar, liseler, üniversiteler ve akademiler açtırdı. Avusturya’nın önemli şehirlerini güzelleştirdi.
Böylece, 18. yüzyılın ikinci yarısında Avusturya İmparatorluğu, Avrupa’nın **en uygar bir ülkesi** durumuna erişti.
Viyana: Avrupa’nın En Uygar Başşehri
- yüzyılın ikinci yarısında, Avusturya İmparatorluğu’nun başşehri **Viyana**, Avrupa’nın en güzel ve en uygar bir şehri olmuştu. Nüfusu 300.000’i geçiyordu (Sadece Londra ve Paris onu geçiyordu).
- Lüks ve Zenginlik: Paris’ten sonra lüks ve zenginlik yönünden Viyana ikinci geliyordu. O yıllarda Viyana’da 3.000’den fazla özel ve 600 de kiralık araba vardı; bu arabalar rahatlık ve hoş görünüşleri yönünden Paris’tekilerden çok üstündüler.
- Soylular ve Tüccarlar: Avrupa’nın bütün soylu aileleri tatillerini Viyana’da geçirirlerdi. Soylu olmayan tüccarlar bile lüks bir hayat yaşıyordu.
Bilim ve Sanat Merkezi: Viyana
Viyana, gerçekten de bir sanat ve bilim merkeziydi. Avrupa’nın yetiştirdiği üstün yaratılıştaki müzisyenler, sanatkârlar ve bilim adamları, Mari Terez ve Joseph II’nin sarayında değer veren bir topluluk bulmuşlardı. Eserlerinin büyük bir bölümünü burada meydana getirdiler.
Önemli İsimler ve Kurumlar
- Eğitim: İmparatoriçe Mari Terez’in Viyana’da kurmuş olduğu Üniversitenin **Tıp ve Hukuk Fakülteleri**, o çağda Avrupa’da büyük bir ün salmıştı.
- Bilim Adamları: Bu üniversiteden yetişen tıp doktoru **Van Swieten**, botanikçi **Jacquin**, yazar **Sonnenfels** ve arkeolog **Eckhel**, çağlarının önde gelen bilim adamlarıydı.
- Müzik Dehaları: Musiki alanında **Gluck, Haydn, Mozart** gibi isimler birçok yenilikler getirdiler.
