Sinop’un bulunduğu topraklar Hitit Devleti’ne aitti. Bazı kaynaklar Sinop şehrini Hititler’in kurduğunu yazar. Hititler bu bölgeye “Gasgas ülkesi” adını vermişlerdi. Asurlular hiçbir zaman buraya ulaşamadılar. Hitit egemenliği İ.Ö. 2000-1150yılları arasında sürdü. İ.Ö. 8. yüzyılda Kimmerler’in istilasına uğradı. Daha sonra Frigya, Lidya krallıklarına katılan bölge, İ.Ö. 6. yüzyılda Pers İmparatorluğu’na geçti. Bu çağlarda Sinop, işlek bir İyon sitesi olarak tanınmıştır. İsa’dan önceki yıllarda Sinop kıyılarında Amazonlar adı verilen savaşçı kadınlar yaşıyordu. Amazonlar anaerkil aile düzeni kurmuşlar, kadının egemen olduğu bir aile sistemini buralarda gerçekleştirmişlerdi. İ.Ö. 4. yüzyılda, Büyük İskender tarafından Makedonya Devleti’ne katıldı. Sinop’ta yaşayan filozof Diogenes’in, Büyük İskender’e verdiği “Gölge etme, başka ihsan istemem” cevabı pek ünlüdür. Sinop İ.Ö. 8. yüzyılda Miletoslular’ın yerleşmesiyle büyük bir ticaret kenti oldu. İ.Ö. 1. yüzyılda Romalılar’ın eline geçti. Romalılar’ın Bitinya adını verdikleri eyaletin içinde Sinop şehri de bulunuyordu. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca buraları Bizans’ın eline geçti. 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Kutalmışoğlu 1. Süleyman başkomutanlığındaki Selçuklu Türkleri bu yerleri aldılar. Ancak 1. Haçlı Seferi’nden yararlanan Bizanslılar, Sinop ve çevresini geri aldı. 1204 yılındaki 4. Haçlı Seferi’nden sonra Bizans tahtındaki Komnenoslar sülâlesi, başkenti Trabzon olan bir Bizans Pontus devleti kurdular ve Sinop şehrini ellerinde tuttular. Selçuklu hükümdarı birinci İzzettin Keykâvus, Bizans İmparatoru Aleksius Komnenos’u yenip tutsak alınca 2 Kasım 1214’te Sinop şehrini ele geçirdi. 13. yüzyılın ikinci yarısında Trabzon Pontus Krallığı Samsun ve Sinop limanlarına saldırdı. Ancak kısa bir süre sonra, Selçuklu veziri Muinüddin Pervane, Sinop’u 1277’de geri aldı. Selçuklu Sultanı Rükneddin Kılıç Arslan şehri vezir Pervane’ye verdi. Böylece Sinop’ta Pervaneoğulları Beyliği kuruldu. Bu beyliğin son beyi olan Gazi Çelebi’nin ölümü üzerine (1322) Sinop, Candaroğulları Beyliği’ne geçti. Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezit döneminde bu çevre Osmanlı Devleti’nin denetimi altına girdi. Sinop 1461 yılına kadar İsfendiyaroğulları Beyliği’nin elinde kaldı. Trabzon Seferi’ne çıkan Fatih Sultan Mehmet, 1461 yılında Sinop’u aldı. Şehir, Kastamonu Sancağı’na bağlandı. Tersanesi onarılıp büyütüldü ve Osmanlı donanması için kışlak oldu. 17. yüzyılda Sinop birkaç defa Don Kazakları’nın saldırısına uğradı. 30 Ekim 1853’te limanda demirli bulunan Osmanlı filosu Ruslar’ın baskınına uğradı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Atatürk, Sinop’a çıkmayı düşünmüş fakat ili Anadolu’ya bağlayan yollardan yoksun olması, bu tarihî olayın Sinop’ta olmasını engellemiştir. Sinop yönetim bakımından 1920’ye kadar Kastamonu Vilâyeti’ne bağlı kaldı. Bu tarihten sonra bir sancak merkezi oldu. 1924’te il hâline getirildi. 15 Eylül 1928’de Sinop’a gelen Atatürk, ilk alfabe dersini Sinop Yatılı Mektebi’nde vermiştir.
Sinop tarihi
