Mustafa Kemal arkadaşlarına: “Bu millet kurtulacaktır. Türk tarihi sona eremez!” diyordu.
Atatürk’ün nasıl başarıya ulaştığını anlayabilmek için onun hayatını; başarı insanların hayatında olduğu gibi, ulusların büyüklüğünü anlayabilmek için de, hangi koşullar altında ve nasıl bir çaba sarfettiğini iyi bilmek gereklidir.
Ancak, şunu hemen açıklayalım ki, Atatürk’ün hayatını yaptıklarından ayırarak anlatma olanağı yoktur. Çünkü, Atatürk yaptığı büyük işlerle iç içedir. Onlarla bir bütün, onlarla bir kütledir.
Çocukluğu ve Öğrenim Yılları
Atatürk 1881 yılında, o zaman Osmanlı İmparatorluğu’nun bir ili olan Selânik’te doğdu. Babasının adı Ali Rıza Bey, annesinin adı Zübeyde Hanım idi. Küçük Mustafa okul çağına gelince babası onu, o çağın modern usullerine göre öğretim yapan “Şemsi Efendi Okulu”na kaydettirdi.
Fakat çok geçmeden babasını kaybeden Mustafa, babasının ölümünden sonra bir süre Mülkiye İdadisi’ne devam etti. Bu arada Askerî Rüştiye imtihanlarını kazanarak bu okulu bitirdi.
Mustafa Kemal 1899 yılında Harp Okulu’na, 1902 yılında Harp Akademisi’ne girdi; 11 Ocak 1905 tarihinde kurmay subay olarak mezun oldu.
Genç Subaylık Dönemi
Mustafa Kemal, Harp Okulu’nda bilhassa Akademi’de siyasi tarih derslerine çok ilgi duymuş, yurt sorunlarıyla yakından ilgilenmiştir. Yurdun yönetimine ilişkin görüşlerini arkadaşlarına anlatmış, okulda arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı ve elle yazdıkları gazetede fikirlerini yayınlamıştır.
Öğrencilik yıllarında, zamanın ileri gelen fikir adamlarının, bu arada Namık Kemal’in kitaplarını okumuş ve kendisini yetiştirmiştir.
Mustafa Kemal’in kurmay subay olarak ilk görevi Şam 5’inci Ordu Süvari Birliği’nde oldu. Mustafa Kemal burada yurdun içinde bulunduğu korkunç durumu daha yakından gördü. Şam’da “Vatan ve Hürriyet” adıyla gizli bir cemiyet kurdu. Fikirlerini bu dernek aracılığıyla yaymaya çalıştı.
Askerî Başarıları
20 Haziran 1907 tarihinde kolağası (yüzbaşı) olan Mustafa Kemal, Makedonya’daki 3’üncü Ordu’ya nakledildi. 13 Nisan 1909’da patlak veren 31 Mart Ayaklanması’nın bastırılmasında etkin bir rol oynadı.
13 Eylül 1911’de İstanbul’a, Genelkurmay Başkanlığı’nda bir göreve nakledildi. 27 Eylül 1911’de İtalyanların Trablusgarp’a saldırmaları üzerine Mustafa Kemal buradaki birlikte görevlendirildi. İtalyanlara karşı Tobruk Savaşı’nı kazandı. Bu başarısından dolayı rütbesi binbaşılığa yükseltildi.
Balkan Savaşı başlayınca Gelibolu yarımadasını korumak üzere toplanan birliğe atandı. Bu birliğin Harekât Şubesi Müdürlüğü’nü, Kolordu Kurmay Başkanlığı’nı ve Ordu Kumandan Vekilliklerini yaptı. Balkan Savaşı’nın sona ermesi üzerine Sofya Ateşemiliterliği’ne atandı.
Çanakkale ve Kurtuluş
1914 yılında Birinci Dünya Savaşı çıkınca, Tekirdağ’da yeni kurulan 19’uncu Tümen’e yarbay olarak atanan Mustafa Kemal, “Arıburnu Muharebesi”ndeki başarısı üzerine albaylığa terfi ettirildi.
Conkbayırı’nda Albay Mustafa Kemal’in komuta ettiği birliğin düşmana yaptığı saldırı ve sonucu, harp tarihinin ender kaydettiği savaşlardan biridir. Çanakkale zaferlerinden sonra general olan Mustafa Kemal; doğuda 16’ncı Kolordu Komutanlığı’nı, sonra Kafkas cephesindeki 2’nci Ordu Vekilliği’ni, daha sonra güneydeki Yıldırım Orduları grubuna dahil 7’nci Ordu Komutanlığı’nı ve Yıldırım Orduları Başkomutanlığı’nı yaptı.
Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet
Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu artık son günlerini yaşıyordu. İstanbul’a gelerek durumu yakından gören Mustafa Kemal Paşa, 1919 yılının Mayıs ayında olağanüstü yetkilerle Erzurum’a Ordu Müfettişi olarak atandı.

Yorum Yapın