İzmir’de incir, üzüm ve zeytinyağı ticareti nasıl yapılır? Uluslararası İzmir Fuarı ne zaman açılır? Efelerin yöresel kıyafetleri, Balçova Kaplıcaları ve tarihi Efes, Bergama, Çeşme gibi yerlere nasıl gidilir?
⛰️ YÜZEY ŞEKİLLERİ
İzmir’in toprakları doğu-batı doğrultulu dağlar ile bu dağlar arasında uzanan Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes nehirlerinin aktığı, çökme sonucu oluşmuş tektonik ovalardan meydana gelmiştir. İlin üçte ikisini yüksek dağlık ve tepelik alanlar kaplar. Akarsuların açtığı derin vadilerle parçalanan dağlar, alüvyon tabanlı ovalara açılır. Ovalık alanlar il topraklarının yaklaşık % 22’sini, dağlar % 60’ını, platolar % 18’ini kaplar.
Başlıca Dağlar ve Tepeler
Başlıca dağlar Madra Dağı (1.339 m), Geyikli Tepe, Yunt Dağı (1.075 m), Bozdağlar (2.414 m), Aydın Dağları’dır.
Başlıca Ovalar
Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes Ovaları’nın denizden yüksekliği 0-200 m’dir. Dağlar ile ovalar arasındaki yükseklik farkı 500-2.000 m arasında değişir.
💧 AKARSULAR VE GÖLLER
Başlıca Akarsular
Akarsuların başlıcaları Küçük Menderes, Gediz ve Bakırçay’dır.
- Küçük Menderes (124 km): Bozdağlar’dan doğar, Kiraz kasabasında çöküntü alanına girer ve Ege Denizi’ne dökülür.
- Gediz: Manisa’da Yarma Boğazı’ndan geçtikten sonra il topraklarına girer, delta alanı üzerinden geniş menderesler çizerek Foça’nın güneyinde Ege Denizi’ne dökülür.
- Bakırçay (128 km): Ömerdağ, Madra, Yunt Dağı’ndan gelen kollardan meydana gelir. Çandarlı Körfezi’nden denize dökülür.
Başlıca Göller
İlde önemli göller yoktur. Menderes Deltası’nda Alaman, Çakal Boğazı, Coyaşır, Göbekkilice, Akgöl gibi bataklık durumunda göller vardır. Yamanlar Dağı’nda da Karagöl adı verilen küçük bir göl yer alır. Bozdağlar üzerinde, “S” biçiminde bir gölcük turizm bakımından önem taşır.
🌥️ İKLİM
İzmir’de Akdeniz iklimi görülür. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Dağların denize dik olarak uzanması sonucu deniz etkileri İçbatı Anadolu eşiğine kadar yayılır. Yazın kıyı kesiminde sıcaklık “imbat” denen rüzgârın etkisiyle iç kesimlere göre 1 °C-2 °C daha düşük olur. Ocak ayında ortalama ısı 8,6 °C’dir. Yağışlar en çok kışın olur. Yıllık yağış tutarının % 50’si kışın, % 20’si ilkbaharda yağar. Yaz kurak geçer.
🌳 BİTKİ ÖRTÜSÜ
İzmir topraklarında Akdeniz karakteri gösteren, sert ve iğne yapraklı, sürekli yeşil kalan ağaç türleri egemendir. 800-1.000 m yüksekliğe kadar kızılçamlar, fıstıkçamı ve servilere rastlanır. 1.000 m yükseklikten ormanın üst sınırına kadar karaçamlar yetişir. Kızılçam ormanlarının yok edilmesi sonucunda bu ormanların yerini maki toplulukları almıştır. Bozdağlar’da 2.000 m’den sonra orman sona ermekte, doğal çayırlar yer almaktadır. Sulak dere yataklarında çınar, kestane, söğüt, kavak gibi geniş yapraklı ağaçlar yetişir.
💰 EKONOMİ
🌱 TARIM VE HAYVANCILIK
İzmir en önemli tarım alanlarından biridir. Topraklarının % 97,6’sı tarıma elverişlidir. İklimin elverişli oluşu ve modern tarım yöntemlerinin gelişmesi, nadası çok azaltmıştır. Özellikle Küçük Menderes, Gediz, Bakırçay havzalarında dönüşümlü ekim uygulanmaktadır.
Sanayi bitkileri arasında tütün, pamuk, kenevir, susam, patates ekilir. Meyvecilik her tarafta yapılır. Turunçgiller (özellikle mandalina), incir, kestane, şeftali, nar, kayısı, erik, kiraz, zeytin, üzüm, ceviz, badem yetiştirilir. İzmir’in üzüm ve inciri, kurutularak İzmir Limanı’ndan dış pazarlara satılır. Turfanda sebzecilik ve seracılık (Balçova, Bayındır, Ödemiş, Kemalpaşa) gelişmiştir.
1978-80 Yılları Başlıca Üretim Miktarları (ton olarak)
- Patates (200.180), Üzüm (188.841), Pamuk (lif, 52.538), Tütün (34.861), Zeytin (216.508).
Hayvancılık
İl hayvancılığında ağırlık küçükbaş hayvanlara (koyun) verilir. Koyun sayısı 1980’de 646.000’i aşmıştır. Sığır varlığı 222.000’i aşmıştır. Domuz yetiştiriciliği 1970’ten beri önem kazanmıştır. En hızlı gelişen hayvancılık kolu kümes hayvancılığıdır; tavuk sayısı 1980’de 5 milyon 775 bine yükselmiştir. Arıcılık da gelişmiştir (1980’de 985 ton bal).
🏭 SANAYİ VE MADENCİLİK
İzmir, endüstrisi gelişmiş illerimizin başında gelir. Gıda sanayii, dokuma giyim sanayii, kimya ve metal eşya, makine imalat sanayii çok gelişmiştir. 1970’te açılan Aliağa Rafinerisi, kimya sanayiinin (Petro-Kimya Tesisleri, yağ, sabun, deterjan fabrikaları) gelişmesine yol açmıştır. Orman ürünleri sanayii de gelişmiştir.
Madenciliğin İzmir ekonomisindeki yeri çok önemli değildir. İldeki antimuan, cıva ve perlit gibi madenleri Etibank işletmektedir. Tekel’in Çamaltı Tuzlası’nda tuz üretimi yapılmaktadır. Bunlardan başka kurşun, çinko ve linyit yatakları da vardır.
📜 TARİH
İzmir, dünyanın en eski ve en ünlü uygarlıklarının kurulduğu tarihi bir bölgedir. Hititler’in dağılış çağında İyonyalılar İzmir (Smyrna), Efes (Ephesus) ve Milet (Miletos) gibi küçük şehir devletleri kurdular (M.Ö. 11. yüzyıl). Bölge M.Ö. 7. yüzyılda Lidyalılar’ın, M.Ö. 6. yüzyılda Persler’in egemenliği altına girdi. Persler’den sonra Makedonyalı Büyük İskender’in egemenliğine girdi ve İskender İzmir’i yeniden kurdu.
Büyük İskender’in ölümünden sonra kurulan Bergama Krallığı (M.Ö. 263-133), Helenistik çağın en ünlü devletleri arasında yer aldı. Başkenti Pergamon (Bergama) olan bu krallık 130 yıl egemenlik kurdu. Bu zengin krallık, Kral I. Aristonikos’un öldürülmesi üzerine Roma egemenliğindeki eyaletlerden biri durumuna geldi.
Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesi üzerine (395) İzmir, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun payına düştü. Türkler’in İzmir bölgesindeki egemenlikleri Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın fethiyle başlar (1073). Şehrin yönetimini eline alan Çaka Bey, güçlü bir donanmayla Midilli ve Sakız Adaları’nı ele geçirdi (1092). Çaka Bey’in hileyle öldürülmesi üzerine Bizanslılar İzmir’i geri aldı (1097).
Aydınoğlu Umur Bey 223 yıllık bir aradan sonra İzmir’i yeniden Türk egemenliği altına aldı (1310). Ancak Haçlı ordu ve donanmalarıyla kuvvetlenen Rodos Şövalyeleri İzmir’e bir baskın yaparak Aşağı Kale’yi ele geçirdiler (1344). Umur Bey’in şehit düştüğü bu savaşta, şövalyelerin elinde kalan kesime halk arasında “Gâvur İzmir” denmesi dil alışkanlığı oldu. Beyliğin Yıldırım Bayezit tarafından ortadan kaldırılması (1390) üzerine “Müslüman İzmir” kesimi Osmanlı Devleti’ne katıldı.
Yıldırım’ın Ankara Savaşı’nda yenilmesiyle (1402), Timur “Gâvur İzmir” kesimindeki Rodos Şövalyeleri’ni ezerek bütün çevreyi Aydınoğulları’na bıraktı (1403). I. Mehmet, Cüneyt Bey’in bağımsız yönetimine son vererek bütün bu toprakları Osmanlı Devleti’ne bağladı. II. Murat ve Fatih Sultan Mehmed dönemlerinde İzmir kesin bir güvenliğe kavuştu.
Tanzimat’tan sonra İzmir, yeni kurulan Aydın Vilayeti’nin merkezi oldu. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda Yunanlılar tarafından işgal edildi. Atatürk’ün önderliğiyle başlayan Kurtuluş Savaşı’nın sonunda 9 Eylül 1922’de kurtarıldı. Yunanlılar giderayak şehri ateşe vermek soysuzluğunu da yapmaktan geri kalmadı. Düşmandan ve yangından kurtarılan İzmir, Türkiye’nin 3. büyük kenti durumuna geldi.
🏛️ TURİZM
İzmir ili, eski çağların çeşitli uygarlıklarından günümüze kadar gelen şehir kalıntılarının ve değerli sanat eserlerinin yer aldığı tarihî bir bölgedir. Ege Denizi kıyılarındaki limanıyla il merkezi, yurdumuzun İstanbul’dan sonra en büyük turizm merkezidir. Çeşme Plajları, Balçova Kaplıcaları ve Aliağa Çiftliği gibi gezinti yerleriyle İzmir, turizm endüstrisinin hızla geliştiği bir bölgedir.
İzmir Merkezindeki Tarihi Eserler
- Agora (“pazar yeri”), akropol, Artemis Hamamı, Bayraklı, Konak Meydanı’ndaki Saat Kulesi, Asansör (Karataş semtinde).
- Osmanlı Eserleri: Hisar Camisi, Kemeraltı Camisi.
Antik Kentler ve Harabeler
- Efes: Selçuk ilçesine 3 km uzaklıkta, İyon uygarlığı çağının şehir devletlerinden biridir. Eski çağlarda Kuşadası Körfezi üzerinde işlek bir ticaret limanıydı. Açık hava tiyatrosu (24.500 kişi kapasiteli), Dünyanın Yedi Harikası arasında yer alan Artemis Tapınağı, Kelsur Kitaplığı ve Meryem Ana’nın Evi (Hristiyanlar’ın hac yeri) en önemli yapılardır. Efes Arkeoloji Müzesi’nde Artemis ve Apollon heykelleri vardır.
- Bergama: Kralların başkentiydi. Açık hava tiyatrosu, Traianus, Athena, Hera, Demeter Tapınakları ve kalıntıları Berlin Müzesi’ne taşınmış olan Zeus Tapınağı ünlüdür.
⚓ İZMİR LİMANI
İzmir iline, tarihi boyunca ekonomi ve ticaret alanında önemli bir yer sağlayan etmenler arasında, şehrin son derece elverişli bir limana sahip olmasının payı büyüktür. İstanbul’dan sonra yurdumuzun en büyük ihracat limanıdır. Bugün Türkiye ihracatının % 40’ı İzmir Limanı’ndan yapılır. İzmir Limanı’nın önem kazanmasında, şehri yurdumuzun iç merkezlerine bağlayan demiryollarının payı büyüktür. Bu demiryollarından ilki 1866 yılında İzmir-Aydın arasında döşenmiş, sonradan Afyon’a kadar uzatılarak İç Anadolu’yla bağlantı sağlanmıştır.
🎡 ULUSLARARASI İZMİR FUARI
Her yıl 20 Ağustos - 20 Eylül tarihleri arasında bir ay süre ile açılan Uluslararası İzmir Fuarı’nın, ilin ekonomisine sağladığı yarar çok önemlidir. Yunanlılar’ın 9 Eylül 1922’de İzmir’den kaçarken ateşe verdikleri evlerin yerinde kurulan fuar, 1927 yılında Karantina semtindeki Sanat Okulu’nda açılan bir sergiyle başladı. 1933 yılında Kültür Park adıyla anılan geniş alana getirilen sergi, her yıl biraz daha geliştirilerek uluslararası bir nitelik kazandı. Fuarın, İzmir ili kadar, Türkiye ekonomisi üzerindeki önemi de büyüktür.
💃 FOLKLOR
İzmir ilinde geleneksel kıyafet, şehirde ve köylerde farklı şekillerde ortaya çıkar. Şehirde yaşayanlar modaya uygun kıyafetler giyerken, köylerde efelerin kıyafetini andıran kısa dizlik, mintan, sırmalı cepken ve fes yaygındır. Geleneksel kadın kıyafetinin başlıca parçaları sim işlemeli cepken, kadife üstlük, üç etek, uzun don ve boy entarisi’dir. İlin geleneksel kıyafetinde, efelerin giysileri ayrı bir yere sahiptir: Mavi şalvar, dizlik denen don, cepken, camadan, kuşak, kayalık denen çizme, kepenek ve aba.
İlde zeybek oyunları yaygındır. Efe zeybekleri ağırdır ve tek kişi tarafından oynanır. Zeybeklerin oynadığı zeybek oyunları ise hızlıdır; iki veya dört kişi tarafından oynanır. İlin halk müziği çok zengindir. Zeybek havaları ve düğün havaları yaygındır. “Bugün ayın on dördü”, “Şu İzmir’in dağlarında-Bülbül öter bağlarında” türküleri ünlüdür.
