Giresun

Giresun

Giresun’un %94’ü Karadeniz Dağları (Abbas Musa Tepesi) ile kaplıdır. İlin ekonomisi dünya pazarlarında aranan Giresun fındığı tarımına ve ormancılığa dayanır. Her mevsim yağışlı Karadeniz iklimi görülür. Halk kültürü, canlı horonlar ve Kafkas motifleriyle zengindir.

YÜZEY ŞEKİLLERİ

Giresun’un % 94’ü dağlarla kaplıdır. Kıyı kesiminde dağlar denize paralel uzanır, bu sıradağların genel adı Doğu Karadeniz Dağları’dır. Giresun’da bu dağ sıralarının yüksekliği biraz azalırsa da yer yer 3.000 m’yi geçen tepeler görülür. Kıyılardan 40-50 km içeride bulunan bu sıradağlardan İç Anadolu’ya yol veren geçitler pek azdır. Bu sıradağlar Gümüşhane ve Canik sıradağları arasında bulunur ve Giresun Dağları adıyla anılır. Güneyde Kelkit çöküntü alanı, Giresun’u İç Anadolu Bölgesi’nden ayırır.

Başlıca Yükseltiler (Dağlar)

Giresun’daki başlıca yükseltiler şunlardır: Abbas Musa Tepesi (3.331 m), Gâvur Dağı Tepesi (3.248 m), Küçükkor Tepesi (3.044 m), Cankurtaran Tepesi (3.278 m), Erimez Dağı (2.701 m), Karataştepe (3.107 m), Yürücek Tepesi (2.313 m), Kırkkızlar Tepesi (3.025 m).

Ovalar ve Yaylalar

İnce bir şerit hâlinde uzanan kıyı ovaları 1.300 ha alan kaplar. Bu kıyı ovaları akarsuların getirdikleri zengin alüvyonlarla kaplıdır, çok verimlidir. Ovalarda başta mısır, fındık olmak üzere arpa, fiğ ve buğday ekilir.

Kelkit Vadisi, Doğankent Çayı (Harşit Suyu) vadileri, Giresun’da küçük havzaların sularını toplayan sulak vadilerdir. Dağların orman sınırı üzerinde, çayırlarla kaplı verimli yaylalar bulunur. Yaylalar Balaban (Gâvur) Dağları’ndan batıya doğru Karagöl Dağları’na kadar uzanır. 2.000-3.000 m’de yer alan yaylalar her mevsim yeşillik olduğu için hayvancılığa elverişlidir.

Başlıca Yaylalar

Tamzara, Tamdere, Karagöl, Sağrak Gölü, Kulakkaya, Kümbet ve Bektaş.

AKARSULAR VE GÖLLER

Başlıca Akarsular

Gümüşhane Dağları’nın İç Anadolu Bölgesi’ne bakan tarafından çıkan Kelkit Irmağı, Kelkit Vadisi içinde doğu-batı yönünde akar. Erbaa yöresinde Yeşilırmak Vadisi ile birleşir; Gümüşhane-Giresun-Erzincan sınırlarında Sivas topraklarına girer.

Kaynağını Gümüşhane il sınırlarından alan Doğankent Çayı (Harşit Çayı), Günyüzü yakınlarında Giresun topraklarına girer. Kuzeye doğru akarak Tirebolu’nun doğusunda denize dökülür. Yağlıdere, kaynağını Erimez Dağı’ndan alır. Yağlıdere bucağından geçer ve Espiye’nin batı kesiminde denize dökülür. Derenin suyu çok boldur. Özlücedere, kaynağını Gâvur Dağları’ndan alır. Kuzeye doğru akarak Espiye’nin doğusunda denize dökülür. Aksu, kaynağını Karagöl’den alır, kuzeye doğru akarak Giresun’un içinde denize dökülür. Pazarsuyu, kaynağını Yürücek ve Karagöl’den alır. Bulancak’ın batısında denize dökülür. Bu çaylardan başka, Karadeniz ikliminin her mevsim yağışlı olmasından dolayı yazın bile suları bol olan daha birçok küçük dere ve çay vardır.

Başlıca Göller

İldeki başlıca göller Karagöl ve Ördek Gölleri’dir. Karagöl, bir krater gölüdür. Giresun Dağları üzerindedir. 3.000 m yükseklikte bulunduğu için buzlarla kaplıdır. Buzları yazın bile çözülmez. Ördek Gölü, Çakrak yakınlarında volkan tüflerinin ortaya çıkardığı bir gölcüktür.

İKLİM

Giresun Dağları’nın denize bakan yamaçlarında Karadeniz iklimi görülür. Yazlar serin, kışlar ılık, her mevsim yağışlıdır. İç kısımlarda dağların Kelkit Havzası’na bakan kısımlarında iklim kara iklimine dönüşür. Yağışlar azalır. Kışlar sert geçer. Giresun’un kıyısında yıllık ısı ortalaması 14,2° iken Kelkit Havzası’nda 9,2°’dir. Giresun kıyıları en çok yağış alan yerlerimiz arasındadır. Yağış, yılda ortalama 1.297,8 mm’dir. Kelkit Havzası’nda ise ortalama yağış 563,5 mm’yi bulur. Bu değerler bize iç kısımlarında iklimin kara özellikleri taşıdığını açıkça göstermektedir. Giresun’un kıyıları kuzey rüzgârlarına açıktır.

BİTKİ ÖRTÜSÜ

Giresun, her mevsiminin yağışlı olması özelliğinden dolayı zengin bitki örtüsüyle kaplıdır. Ormanlar % 37,6 oranında bir yer kaplar. Dağların 1.000 m’ye kadar olan yüksekliğinde kışın yaprağını döken ağaçlar yer alır. Bunlar kestane, fındık, akağaç, kızılağaç, akasya, gürgen, meşe, dişbudak, ıhlamur, karaağaç, ılgın ve meyve ağaçlarıdır. 1.000-2.000 m arasında daha çok sarıçam ve ladin türlerinden oluşan ormanlar yer alır. 2.000-3.000 m arasında alpin bitkilerle kaplıdır. Giresun Dağları’nın Kelkit Vadisi’ne bakan iç yamaçlarında iklim kara iklimine dönüştüğü için zengin bitki örtüsü ortadan kalkar. Buralarda step toplulukları görülür. İl, orman örtüsünün dışında çok çeşitli bitki örtüsüyle kaplıdır. En çok şu bitki türleri göze çarpar: Eğreltiotu, orman gülü, böğürtlen, orman çileği, sütleğen, yosun, dönbana, ısırgan, aslanağzı, çan çiçeği, nane, papatya, ebegümeci.

EKONOMİ

🌱 TARIM VE HAYVANCILIK

Halkın çoğu geçimini tarımdan sağlar. İlde başta fındık olmak üzere, mısır, buğday, arpa gibi tahıllar yetiştirilir. Giresun fındığı ayrı bir türdür. Dünya pazarlarında aranır. Osmanlılar döneminde, 1403 yılında İspanya’ya; daha sonraları 1773’te Rusya’ya, 1792’de Romanya’ya, 1851 yılında İngiltere’ye satılmıştır.

İl topraklarının 190.600 hektar alanında bitki üretimi yapılmaktadır. 189.400 hektarı çayır ve otlaktır. 261.000 hektar alanı ormanlıktır. Tarıma elverişli alan toplam 641.000 hektardır. 52.400 hektarlık alan tarıma elverişli değildir.

Başlıca Ürünlerin Üretim Miktarı (1978-1980 ortalaması, ton olarak)

  • Mısır (52.023), buğday (28.600), arpa (16.183), baklagiller (2.130), fiğ (1.853), patates (8.913).

1980 Yılı Meyve Üretimi (ton olarak)

  • Fındık (65.000), elma (7.000), armut (5.000), kiraz (2.000), incir (2.000), dut (1.500), ceviz (1.000).

Hayvancılık ve Arıcılık

Giresun’da en çok koyun, keçi ve sığır beslenir. Av hayvanları çok zengindir. En önemlileri tavşan, domuz, yaban keçisi, kurt, çakal, tilki, porsuk, sansar, samur ve ayıdır. Koyun sayısı 1980’de 460.000’e ulaşmıştır. Koyunun yanı sıra sığır da beslenir. New Jersey ırkını yaygınlaştırmak için yapay tohumlama laboratuvarları açılmış, 1980’de sığır sayısı 287.000’i bulmuştur. Kıl keçisi sayısı gittikçe azalmaktadır. 1970’de 90.000’e düşmüştür. Manda sayısında ise artış görülür (1980’de 17.700). İç kısımlarda yüksek ve bol çiçekli yaylalarda arıcılık yapılır. 1980’de kovan sayısı 31.000’e, bal üretimi de 460 tona yükselmiştir. Kümes hayvancılığı da yapılmaktadır. Tavuk sayısı 1980’de 470.000’e yaklaşmış, yumurta üretimi 41.900.000’i bulmuştur.

🏭 SANAYİ VE MADENCİLİK

Fındığın endüstride de önemli yeri vardır. Fındık kırma fabrikaları ve fındıkla ilgili gıda endüstrisi gelişmiştir. Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikaları İşletmesi’nin (SEKA) Aksu’daki kâğıt fabrikası (1970 yılında açıldı) ile Çay Kurumu’nun Tirebolu çay atölyesi vardır. Yonga, levha ve kalem sanayii kurulmuştur. Kelkit Irmağı üzerinde Kılıçkaya Barajı yapımı sürmektedir. Harşit Barajı 1970 yılında elektrik üretmeye başlamıştır.

Giresun’da demir, simli kurşun, şap, bakır, manganez, maden kömürü, çinko yatakları vardır. Başta Espiye olmak üzere kıyı dağlarında bulunan bakır yataklarından çıkarılan cevherler Samsun’da işlenir.

🏛️ GEZİLİP GÖRÜLECEK YERLERİ

Giresun’da görülecek yerlerin başında Şebinkarahisar gelir. Kalesi ve Fatih’in yaptırdığı cami ünlüdür. Giresun Kalesi, Seyid Vakkas Türbesi, Atatürk’ün muhafızı Topal Osman Ağa’nın anıt mezarı, Giresun Kalesi’nin eteklerinde Pontus çağından kalan ve 1.500 kişiyi alabilen deniz mağaraları, şehir içindeki Pontus Sarayı, Giresun Adası (Aretias), Kale Camisi ve minaresi, Hacı Hüseyin Çeşmesi ve Camisi görülmeye değer tarihi kalıntılardır.

💃 FOLKLOR

Giresun, geleneklerini korumuş bir ildir. Başta gelen oyunu horondur. Erkekler tarafından, kemence veya davul zurna çalınarak oynanır. Halk oyunları ve halk müziği çok canlı, hareketli, neşeli motiflerle doludur. Horonlar “düz horon”, “dik horon”, “sık saray horonu” gibi isimler alır. Özel oyunları “Giresun karşılaması” ile “Metelik"tir. Kelkit Irmağı tarafındaki oyunlar iç ve Doğu Anadolu özellikleri taşır. Geleneksel erkek giyiminde erkekler aba zıpka, siyah başlık, mest ve şapula adlı giysileri giyerler. Bele Çerkes kayışı bağlar, boyunlarına gümüş hamaylı asarlar. Kadınların giysilerini fistan, altın tepelik, gümüş kemer diye tanımlayabiliriz.

🎶 YÖREDEN BİR TÜRKÜ

Nazlı kavak aman gıcır gıcır gıcılar
Nazlı da yavrumun yüreğinde sancı var
Ben ölürsem aman benden gayrı genci var
Al martini dağları dolaşalım geçelim
Hovardasına baskın verelim geçelim.