Artvin, %80’i Kaçkar ve Karçal Dağları ile kaplı, derin Çoruh Vadisi’nin böldüğü sarp bir coğrafyaya sahiptir. Bölge ekonomisi madencilik (bakır) ve ormancılığa dayanır. İklimi, kıyıda Karadeniz, iç kesimlerde sert karasal özellik gösterir. Tarihte çok el değiştirmiştir.
YÜZEY ŞEKİLLERİ
İlin %79,8’lik bölümü yüksek dağlarla kaplıdır. Çoruh Vadisi bu dağlık alanları ikiye ayırır. Dar ve derin vadileri vardır. Platolar, yüksek kesimlerde küçük alanlar kaplar. Ovalık alanlar çok azdır. Akarsu vadi tabanlarında pek geniş olmayan ovalar vardır. Doğu Karadeniz Dağları’nın doğu uzantıları Artvin ili içindedir. Dağlar, Çoruh Vadisi’nin kuzeyinde ve güneyinde olmak üzere iki sıra hâlindedir. Kuzeyindeki dağ sıraları Karadeniz’e paralel uzanır ve yükseklikleri 3.000 m’yi aşar. Güneydeki dağların yükseklikleri azalır.
Başlıca Dağlar
İlin başlıca dağları şunlardır: Kaçkar Dağı (3.932 m), Karçal Dağı (3.428 m), Morsistepe (Kükürt Dağı 3.334 m), Kurt Dağı (3.224 m), Arsiyan Dağı (3.170 m), Boğatepe (Gül Dağı 3.131 m), Eğripmartepe (Çadır Dağı 3.054 m), Yalnızçam Dağı (2.957 m), Parmak Dağı (2.900 m), Horasantepe (2.842 m), Ziyarettepe (2.752 m), Demir Dağı (2.562 m).
Ovalar ve Vadiler
Artvin’de ovalar oldukça az yer tutar. Kıyı kesimlerinde alüvyon kıyı ovaları ve kıyı taraçaları yer alır. Akarsu vadi tabanlarında da küçük ovalar yer almaktadır. Yaylalar, il topraklarının %1,6’sını kaplar. Vadiler geniş yer tutar. Akarsular bu derin vadilerden akmaktadır. Başlıcaları Çoruh Vadisi, Berta-Ardanuç sularının oluşturduğu vadiler, Murgul Vadisi, Boşhal Vadileri’dir.
AKARSULAR ve GÖLLER
Başlıca Akarsular
Artvin’in en büyük akarsuyu Çoruh Nehri’dir. Bu nehirden başka birçok dereler ve çaylar vardır.
Çoruh Nehri, Erzurum’dan Artvin sınırına girer. Daha sonra Oltu Suyu’nu alır; kuzeybatı yönüne döner ve Artvin şehri’nin yakınlarından geçer. Borçka’da Murgul Suyu’nu alır, Muratlı bucağında Sovyetler Birliği sınırına girer.
Çoruh Nehri’ne Artvin sınırları içinde şu dere ve çaylar karışır: Oltu Çayı, Tortum Çayı, Murgul Deresi, İçkale Suyu, Deviskel Deresi, Klaskur Deresi, Berta Deresi, Ardanuç Suyu.
Başlıca Göller
Artvin’de irili ufaklı, gölleri moren yığınlarıyla dolu olan buzul vadilerinin diplerinde oluşmuş göller vardır. Bunlara Karagöl denir. Bu göller derindir ve içlerinde bol alabalık bulunur.
İKLİM
İlin sahil kesimlerinde Karadeniz iklimi görülür. Yazlar serin, kışlar ılık geçer, her mevsim yağışlıdır. İç kesimlerdeki yüksek bölgelerde kara iklimi görülür. Kışlar sert ve kar yağışlı geçer. Çoruh Vadisi’nin derin tabanlarında yazlar kuraktır; kışlar daha ılık geçer. Artvin şehrinde yıllık sıcaklık ortalaması 12,7 °C; en sıcak ay ortalaması 21,1 °C, en soğuk ay ortalaması -16,1 °C’dir.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Artvin topraklarının %37’sini (275.132 ha) ormanlık alanlar kaplar. 1.000 m yükseklikten sonra karışık ormanlar bulunur. 1.600 m’den sonra iğne yapraklı ormanlar yer alır. Karışık ormanlarda meşe, kestane türleri yaygındır. Yüksek kesimlerde ladin, köknar, sarıçam türleri vardır. Artvin’in kuzeyinde fıstık çamlarına da rastlanır.
Orman Alanlarının Dağılımı (hektar)
Artvin ormanlarında iğne yapraklı alanlar 107.301,48 ha, yayvan yapraklı ağaç alanları 118.306,76 ha, karışık orman alanları 49.532,76 ha kadardır.
İşletmeye Göre Dağılım (hektar)
Artvin ormanlarının işletme açısından dağılımı da şöyledir: Normal koru (124.634,80), normal baltalık (1.650,79) ve bozuk baltalık (74.285,64).
EKONOMİ
🌱 TARIM ve HAYVANCILIK
Artvin’de tarıma elverişli toprakların oranı %6 dolayında olduğu için tarım gelişmemiştir. Türkiye tarımsal geliri içindeki payı %0,6’dır. İlin %37’si orman, %24’ü çayır ve otlak, %33’ü tarıma elverişsiz olduğu için tarım alanı çok azdır. Bu nedenle bitki üretimi gelişmemiştir. Çay üretimi gelişmiştir. Türkiye çay üretiminin %7,6’sını, fındık üretiminde de Türkiye fındık üretiminin %0,7’sini verir.
Türkiye tahıl üretiminde Artvin’in payı çok düşüktür (%0,2). Mısır üretimi yöre halkı tarafından tüketildiği için önem taşır. Patates üretimi de yapılır. Meyve ve sebzecilik de yapılmaktadır. Yöredeki meyveler Kars ve Erzurum’a satılır.
Ana Ürünlerin Üretim Miktarı (1977-1979 ortalaması, ton olarak)
- Buğday (24.053), arpa (7.989), mısır (13.655), toplam baklagiller (576), fasulye (555), tütün (175), patates (33.729), soğan (480), çay (35.367).
Hayvancılık ve Arıcılık
Tarımın yanında hayvancılık da yapılır, fakat pek gelişmemiştir, aile hayvancılığı biçiminde ve ilkel koşullarla yapılmaktadır. En çok sığır beslenir. Sığır sayısı 1980’de 183.000’di. Koyun ve kıl keçisi beslenir. 1979’da tavuk sayısı 140.000’e, yumurta sayısı 10 milyona çıkmıştır.
Arıcılık önemlidir. Artvin’de 1979’da kovan sayısı 22.500’e yükselmiştir. 1960-1979 yılları arasında bal üretimi 90 tondan 670 tona çıkmıştır. İpekböcekçiliği eski yıllarda yapılırken şimdi önemini kaybetmiştir. Yalnız Borçka ilçesinde ipekböcekçiliği yapılmaktadır.
🏭 SANAYİ ve MADENCİLİK
Artvin ili zengin bakır yataklarına sahiptir. Murgul’da bulunan bakır yataklarının eski çağlardan beri işletildiği sanılmaktadır.
Artvin’de 64.540.000 ton bakır rezervi vardır. Karadeniz Bakır İşletmeleri (KBİ) Çakmakkaya İşletmesi 1970 yıllarında üretime başlamış, 1978 yılında 1.215 ton cevher üretmiştir. Murgul Bakır İşletmeleri’nde üretim daha düşüktür. Diğer sanayi kuruluşu Artvin Lif-Levha Fabrikası’dır. Bu fabrika Türkiye lif-levha üretiminin %42’sini vermektedir. Devlet Kereste Fabrikası vardır. Metal eşya sanayi kolları da daha çok ham bakır kullanmaktadır. Sahil bölümünde çay fabrikaları vardır.
📜 TARİH
Artvin ili Anadolu’da Hitit İmparatorluğu’nun sınırları dışında kalmıştır. İskitler egemenliklerini buraya kadar yaymışlardı. İskitler’den sonra sırasıyla İranlılar’ın ve Yunanlılar’ın egemenliğine giren bölge, daha sonra Pontus egemenliğine girdi.
İ.Ö. 2. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun eline geçti. Sâsâniler’e bağlı İran asıllı Ermenistan ve Gürcistan kralları bu bölgeyi Roma’dan ayırdılar. İ.S. 395’te Doğu Roma (Bizans) çağında bazen Bizans’ın, bazen İran’ın eline geçti. Müslüman Araplar, Abbasîler’e bağlı Türk Sacoğulları ve Şeddadoğulları gibi beylikler Çoruh Nehri bölgesine sık sık akınlar yaparlardı. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Alp Arslan burayı sınırları içine aldı. Daha sonraları Anadolu Selçukluları’na bağlı Saltukoğulları egemenliği başladı. Selçuklu sultanı I. Alâeddin Keykubat zamanında Selçuklu Devleti’nin topraklarına katılan Artvin, daha sonra Moğol egemenliğine girdi.
Artvin ve çevresi daha sonra sırasıyla Timur’un, Karakoyunlular’ın, Akkoyunlular’ın eline geçti. Akkoyunlular’ın yıkılmasından sonra Azerbaycan emiri Elvent Bey, Artvin’i egemenliği altına aldıysa da, Safevi hükümdarı Şah İsmail 1502’de Elvent Bey’i yenerek Artvin’i geri aldı.
Artvin ve çevresi 1537’de Osmanlı topraklarına katıldı. 1578 yılında Lala Mustafa Paşa, Atabeyler’in son kalıntılarını da ortadan kaldırdıktan sonra, huzura kavuşan Artvin, Çıldır Eyaleti’ne bağlandı.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra imzalanan Ayastefanos Antlaşması’na göre Batum, Kars ve Ardahan, Ruslar’a bırakıldı. Bu antlaşmadan sonra imzalanan Berlin Antlaşması’yla Artvin, Şavşat, Borçka, Ardanuç ve Hopa’ya bağlı Kemalpaşa bucağı, Ruslar’a verildi. Bu tarihten sonra Ruslar’la Türkler arasında zaman zaman el değiştiren Artvin, Mondros Antlaşması’ndan sonra İngilizler’in işgaline uğradı. Bundan sonra bir ara Gürcüler’in eline geçen şehir, Mustafa Kemal’in müdahalesinden sonra, 7 Mart 1921’de Türk topraklarına katıldı.
💃 FOLKLOR
Artvin, Selçuklu Türkleri’nin ilk aldıkları yerlerden olduğundan geleneklerinde hâlâ eski Türk boylarının özellikleri görülür. Halk musikisi Doğu Karadeniz, Anadolu ve Azeri müziğinin karışımıdır. Türk-Kafkas oyunlarının birçok türü burada oynanır. Kafkas oyunları, Azerbaycan ve Kafkasya’daki Türk boylarının oyunları gibidir.
Ünlü ve yöresel yemeklerinin başında «Laz Böreği» gelir. Bu börek kat kat yufkadan ve içine yağ, pekmez, süt konularak yapılır; çok lezzetlidir.
🎶 YÖREDEN BİR TÜRKÜ
Çeper çektim yol açtım
Kızıl güle dolaştım
Yağma yağmur yel esme
Ben yarime kavuştum
Kız niye niye niye
Öldüm yar diye diye
Karşıda elmalıklar
Suda oynar balıklar
Ne böyle sevda gördüm
Ne böyle ayrılıklar
Kız niye niye niye
Öldüm yar diye diye
Karşıda gördüm seni
Gül iken derdim seni
Derdi belân ben çektim
Ellere verdim seni
Kız niye niye niye
Öldüm yar diye diye
