Antalya, Toros Dağları’nın Akdeniz’e inen yamaçları, Beydağları ve Akdağ gibi zirvelerle çevrilidir. Yazları sıcak, kışları ılık Akdeniz iklimi sayesinde narenciye, muz ve tahıl tarımında öne çıkar. Tarihte korsanların yuvasıyken Selçuklular ve Osmanlılar için önemli bir liman olmuştur.
⛰️ YÜZEY ŞEKİLLERİ
Antalya Körfezi’nin kıyılarını kaplayan Antalya’da dağlık alanlar geniş yer tutar; buna karşılık ovalar belirli yerlerde toplanmıştır. En geniş yeri 30 km’yi geçmeyen kıyı şeridi, kumsallarla dağlar arasında kalan ovalardan meydana gelmiştir. Güneyi dik yamaçlar hâlinde Akdeniz’e iner. Batısını Toroslar çevreler. Toros Dağları’nın güneye bakan yamaçlarında zengin ormanlar vardır.
Başlıca Dağlar
İlin başlıca dağları; Akdağ, Susuzdağlar, Alacadağ ve Beydağları’dır.
- Akdağ’ın yüksekliği 3.024 m’dir. Kubbemsi bir yapısı olan dağ, Muğla il sınırındadır. Kuzey yamaçları her zaman karla kaplıdır.
- Kıbrıs Deresi’nin doğusundan başlayarak Avlan Gölü’ne kadar uzanan Susuzdağlar’ın yüksekliği 2.409 m’dir.
- Alacadağ, Finike ile Kaş arasında bir sınır oluşturur. En yüksek noktası, 2.336 m yüksekliğindeki Toylak Karlığı Tepesi’dir.
- Tekeli Yaylası’nın doğusundaki Beydağları, güney-kuzey doğrultusunda uzanır. Kıyıdaki sıradağların en yükseği Tahtalıdağ’dır (1.811 m).
- Antalya’nın doğusunda ise, Konya ile sınır oluşturan Geyik Dağları yer alır.
Ovalar ve Yaylalar
Antalya’nın yüzölçümünün yaklaşık olarak % 12,9’unu ovalar, % 0,5’ini yaylalar, % 47,7’sini platolar kaplar. İl merkezinin bulunduğu bölge ovalıktır. Başlıca ovaları Antalya, Finike, Alanya, Alara Ovaları ve Tekirova’dır. Bunlardan Finike Ovası 80 km2, Alanya Ovası ise 35 km2’lik bir alanı kaplar. İlin başlıca yaylaları Tekeli, Taşeli ve Girdev Yaylaları’dır. Tekeli ilin doğusunda, Taşeli batısında yer alır. Girdev Yaylası ise Elmalı yakınlarındadır.
💧 AKARSULAR VE GÖLLER
Başlıca Akarsular ve Şelaleler
Antalya ilindeki akarsular düzensiz bir rejime sahiptir. Suları, kurak yaz aylarında kurur. Genellikle dere ve çay şeklinde olan akarsuların başlıcaları Aksu, Manavgat ve Düden Çayları’dır.
- Aksu, Antalya Ovası’na kadar çok hızlı akar; bu alüvyonlu ovada oldukça su kaybeder. Aksu Çayı, yağışların bol olduğu zamanlarda taşar.
- Manavgat Çayı, Gembos Ovası’nın doğusundaki dağlardan doğar. Düzenli bir akarsu olan Manavgat Çayı, Manavgat yakınlarında Manavgat Şelâlesi’ni oluşturur. Bu şelâlenin suları 4 m yükseklikten düşer.
- Antalya’nın kuzeyinden doğan Düden Çayı’nın oluşturduğu Düden Şelâlesi, Lara Plajı’nın batısında 50 m’den fazla bir yükseklikten denize dökülür.
- İlin diğer akarsuları Köprü, Alara, Kargı, Dim, Alakır ve Karpuz Çayları’dır.
Başlıca Göller ve Baraj Gölleri
Antalya il sınırları içinde önemli büyüklükte bir göl bulunmaktadır. Göller içinde önemlileri şunlardır:
- Söğüt Gölü 40 km2 yüzölçümündedir. Burdur ili sınırında, dağlarla çevrili bir alanda yer alan gölün uzunluğu 13 km, genişliği 5 km’dir.
- 10 km2 yüzölçümüne sahip olan Karagöl, Elmalı’nın güneyinde yer alır.
- Yine Elmalı’nın güneyinde bulunan Avlan, ilde bulunan başka bir göldür.
- Bunların dışında il sınırları içinde Oymapınar, Korkuteli, Alakır Baraj Gölleri vardır.
☀️ İKLİM
Antalya’da Akdeniz İklimi’nin etkisi bütün özellikleriyle görülür. Yağışlar daha çok ilkbahar ve kış aylarında olur. Meteoroloji saptamalarına göre Antalya’da ortalama yağış miktarı 1.064,8 mm, ortalama nem % 64’tür. Yine 51 yıllık meteoroloji saptamalarına göre karla örtülü gün sayısı 0,0’dır (yani hiç yoktur); donlu gün sayısı ise 1,2’dir.
İlde sıcaklık ortalaması 18,6 °C’dir. Ortalama güneşlenme süresi günde 8,35 saat’tir. Yazları sıcak geçen Antalya’da kışlar ılık ve yağışlı geçer.
🌳 BİTKİ ÖRTÜSÜ
Antalya’da ormanların kapladığı alan yaklaşık olarak 1.196.000 hektardır. Ormanların % 90’a yakını koruluktur. Bunlar sahilden itibaren 100-200 m’den başlayarak dik yamaçlar boyunca sürer. İlin önemli ormanları, doğusuyla güneyinde yer alır. Kızılçam, sedir, karaçam gibi ağaçlar, ormanlarda en çok rastlanan ağaç türleridir.
💰 EKONOMİ
🌱 TARIM VE HAYVANCILIK
Akdeniz kıyısında bir doğa cenneti olan Antalya iklim özelliği dolayısıyla gelişmiş bir tarım ilidir. İlin iç kısımlarında kara iklimine benzer bir iklim yaşanmaktadır. Bu durum bu kesimlerde tahıl tarımı yapılmasına imkân verir. Bol yağışlı ve sıcak olan deniz kıyılarında ise muz, portakal, limon, mandalina, yerfıstığı, susam gibi sıcak iklim isteyen bitkiler yetiştirilir.
İl topraklarının yaklaşık % 78’i tarıma elverişlidir. Bu alanın yaklaşık % 74’ü orman alanlarıdır. Bitki üretimi, gelişme olarak, ülke gelişiminin üzerindedir. İl ihtiyacının çok üzerinde üretim yapılan bu verimli topraklarda üretilen ürünler yurdumuzun hemen her tarafında pazarlanmaktadır. Tarımsal üretimin yapıldığı alanlar, il topraklarının % 13’ünü kaplayan ovalardır.
Antalya ilinde tarımsal üretim içinde tahıl üretimi en büyük rakama ulaşır. 1980 yılında toplam 183.467 hektar alanda tahıl üretimi yapılarak 430.335 ton çeşitli tarım ürünleri elde edilmiştir. Yine aynı yıl 13.701 ton Baklagiller, 83.286 ton endüstri bitkisi, 70.660 ton yağlı tohum, 96.000 ton yumru bitki, 467.225 ton meyve üretilmiştir.
1980 Yılı Üretim Miktarları (ton olarak)
- Buğday (290.375), arpa (11.510), çavdar (411), yulaf (21.025), mısır (4.533), darı (50), pirinç (172), mahlut (2.100).
- Armut (18.541), ayva (2.952), elma (83.906), yenidünya (900), erik (2.693), iğde (203), kayısı (1.735), kızılcık (222), kiraz (938), şeftali (3.061), vişne (420), zerdali (326), zeytin (20.877).
- Greyfurt (1.849), limon (21.638), mandalina (9.993), portakal (237.973), turunç (4.864).
- Antepfıstığı (12), ceviz (1.486), fındık (24), kestane (8), çilek (100).
Bunların dışında badem, dut, incir, keçiboynuzu, muz, nar, üzüm, Trabzon hurması ve Baklagiller’den, bakla, bezelye, nohut, fasulye, mercimek, börülce, fiğ, burçak yetiştirilmektedir.
🏭 SANAYİ VE MADENCİLİK
1957 yılına kadar Antalya’da sanayi kuruluşu olarak küçük işletmeler ve tamirhaneler bulunuyordu.
- 1957 yılında ilde elektrometalurji sanayii işletmesi kuruldu.
- 1961 yılında Antalya Pamuklu Dokuma Sanayii hizmete girdi. Bu arada küçük işletme olarak çırçır ve pres fabrikaları kuruldu.
- Daha sonra 1970 yıllarına doğru nebatî yağ, meşrubat ve konserve fabrikaları, şarap fabrikası, oto camı imal eden fabrikalar hizmete girdi. Ardından ambalaj sanayii kuruldu.
Antalya’da sanayi daha çok tarım ürünlerini işleyen sanayi olarak dikkati çekmektedir. Bunun da nedeni ilde bulunan çok büyük tarım potansiyelidir.
İldeki başlıca madenler krom, fosfat, barit, kurşun, taş kömürü, linyit ve boksittir. Bunlardan boksit Akseki ve Alanya’da, krom Serik’te bulunmaktadır.
📜 TARİH
Antalya ili, Bergama Krallığı’ndan Romalılar’a geçmiştir. Bu sıralarda korsanlar bütün bu bölgeleri ellerinde tutuyorlardı. Roma İmparatorluğu, ancak M.Ö. 79’da yöreye tümüyle egemen olabildi. İ.S. 395 yılında imparatorluk ikiye ayrılınca Antalya Bizanslılar’ın egemenliğine girdi.
1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra bu bölgeyi Anadolu Fatihi Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın komutasındaki Türk orduları aldıysa da bölge zaman zaman el değiştirdi. Anadolu’nun Akdeniz üzerindeki bu önemli limanını, Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev 1207’de kesin olarak aldı. Sultan İzzeddin Keykâvus, bir ara Kıbrıs Kralı’nın baskınla ele geçirdiği şehri, kurtardı. Gerek Sultan Keykâvus, gerekse kardeşi Alâeddin Keykubat, Antalya Limanı’nı büyüterek, şehri onardılar, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Akdeniz’deki donanmasının en büyük üssü durumuna gelen Antalya bir amiralin yönetimine verildi.
- yüzyılın sonlarına doğru, Anadolu Türk Beylikleri’nin kurulması ile Antalya ve İsparta bölgesi Hamidoğulları’nın eline geçti. Önce Selçukluların, sonra da İlhanlılar’ın egemenliğini kabul eden Hamidoğulları, 1300 yılına kadar yöreye egemen oldular. Daha sonra bölgeye Tekeoğulları egemen oldu (1300-1423).
1361 yılında bölgede Kıbrıs Latin Krallığı egemenlik kurdu (1361-1373). 1392 yılında Yıldırım Bayezid Antalya’yı aldı. Fakat Ankara Savaşı’nda yenilince bölgeye yeniden Tekeoğulları egemen oldu. Sonunda yöre Osmanlılar’a geçti. Antalya iline yakın zamana kadar verilen “Teke” ve “Teke İli” adı buradan gelmekteydi. Antalya, Osmanlılar döneminde merkezi Kütahya’da bulunan Anadolu Beylerbeyiliği’nin 14 sancağından biriydi. Tanzimat’tan sonra Teke Sancağı mutasarrıflık olarak, Konya Eyaleti’ne bağlandı. Cumhuriyetten sonra Antalya il oldu.
💃 FOLKLOR
Antalya ve çevresinin folkloru Persler, Lidyalılar ve Müslüman Araplar’dan etkilenerek gelişmiş; Türkler’in bu bölgeye gelmesinden sonra bugünkü yapısını kazanmaya başlamıştır. İlin folklorunun belirlenmesinde, Yörükler’in önemli etkisi olmuştur. Yerel kadın kıyafetinin başlıca parçaları üçetek, şalvar ve cepkendir. Erkeklerin yerel kıyafetinde ise potur ve cepken yaygındır. Antalya ve çevresinin halk oyunları, çeşitlilik gösterir. En yaygın oyunlar, teke havaları denen oyunlardır. Bölgedeki türküler, genellikle gerçek olaylardan kaynaklanır. Halk müziği türleri içinde koşma ve ağıtlar yaygındır.
