🏔️ YÜZEY ŞEKİLLERİ
Kuzeyden il topraklarına sokulan Köroğlu Dağları, Kuzey Anadolu Sıradağları’nın uzantılarıdır. İlin en yüksek yeri Yıldırım Dağı’dır (2.044 m). Hüseyin Gazi Tepesi 1.415 m yüksekliğiyle en az yüksekliğe sahip dağdır. Bu iki yükselti arasında kalan dağlar yükseklik sırasına göre şöyledir: Çile (1.440 m), Çalık (1.490 m), Küre (1.508 m), Abdüsselam (1.610 m), Mire (1.635 m), Balaban (1.688 m), Dinek (1.744 m), Elma (1.882 m), İdris (1.997 m) Dağları.
Anadolu’nun ortasında yer alan başkent Ankara’nın % 27,4’ü, dağların kapladığı alanlardır.
Denizden yüksekliği 800 m olan Ankara Ovası Sincan köyüne kadar uzanır. Yaklaşık olarak 30 km uzunluğunda 1,5 km2 genişliğinde bir vadi görünümündedir. Çubuk Çayı’nın suladığı Çubuk Ovası 250 km2’lik bir alanı kaplar. 2.000 km2’lik alanı kaplayan Haymana Ovası ilin güneyindedir. Ankara’nın kuzeyinde bulunan Mürtet Ovası 40 km2’lik bir alanı kaplar.
Ankara sınırlarının yaklaşık olarak % 1,5’lik bölümü yaylalardır. En önemli yayla Haymana Yaylası’dır.
🌊 AKARSULAR VE GÖLLER
Kızılırmak, il sınırlarına Şereflikoçhisar’ın doğusundan girer. Bu nehrin yaklaşık 250 km’lik bölümü Ankara sınırlarında kalır. Sakarya Nehri’nin de il sınırlarında kalan bölümü 170 km kadardır. Ayrıca Ankara Suyu’nu da saymak gerekir. Ankara Suyu İncesu Deresi, Hatip Çayı ve Çubuk Suyu’nun birleşmesinden meydana gelir.
Ankara’nın önemli gölleri yalnız doğu kıyıları Ankara sınırlarında kalan Tuz Gölü; 2,5 km2’lik yüzölçümü ile Mogan Gölü, 1 km2’lik yüzölçümü ile Eymir Gölü’dür.
Bunların dışında ilde Hirfanlı, Sarıyar, Çubuk I, Çubuk II, Bayındır, Kurtboğazı Baraj Gölleri vardır.
☁️ İKLİM
Ankara’nın kuzeyinde Karadeniz’in yağışlı ve ılık iklimi, güneyinde step ikliminin bütün özellikleri görülür. Kar yağışlı günlerin sayısı 13,9’dur. Ülkenin yarı kurak yörelerinden birinde yer alan Ankara’nın yıllık yağış toplamı ortalama olarak 367 mm’dir.
🌳 BİTKİ ÖRTÜSÜ
Ankara ilinin doğal bitki örtüsü step bitkileridir. Bölgede bulunan bitkilerin büyük bir bölümünü kurakçıl ve tuzcul bitkiler oluşturur. Ankara ve çevresinde görülen bitki örtüsü, yağışlı dönemlerde yeşeren, kurak dönemlerde sararıp kuruyan otlardır. İl topraklarının yaklaşık % 9’u ormanlıktır. Orman alanları daha çok ilin kuzey kesimindedir. Bu kesimde bulunan ormanlar da, büyük ölçüde tahrip edilmiştir. Ormanların başladığı en alt sınır, Kızılcahamam’da 900 m dolayındadır. Ormanlardaki egemen ağaç türü meşe, ardıç ve bazı iğne yapraklılardır. Kızılcahamam’dan kuzeye doğru gittikçe yoğunlaşan ormanlarda en çok bulunan ağaç türü karaçamdır. Meşe ve çam türleri daha çok Karadeniz Ormanları’na geçiş çizgisinde yer alır. İlin doğusu orman açısından oldukça fakirdir. Buralarda az miktarda da olsa, yabani meyve ağaçlarıyla, bodur meşelere rastlanır.
💼 EKONOMİ
🐑 TARIM VE HAYVANCILIK
Büyük bir bölümü İç Anadolu Bölgesi’nin iklim özelliklerini taşıyan Ankara, kuzeyinden Karadeniz, batısından Marmara İklimi’nin etkisine girmektedir. Kuzeyi ve batısı dışında kalan bölümde kuru tarıma elverişli ürünler olan tahıl ürünleri yetiştirilir. 1979 yılında Türkiye tahıl üretiminin yaklaşık % 8’i Ankara’da gerçekleştirilmiştir.
Tahıl türleri içinde ilk sırayı buğday alır. Türkiye buğday üretiminin yaklaşık % 9’u, arpa ve yulaf üretiminin % 7’ye yakın bölümü Ankara’da yapılmaktadır.
1980 yılında Ankara’da ekilen ürünler ve üretim miktarları şöyledir (ton olarak): Buğday (1.759.010), arpa (400.370), çavdar (1.780), yulaf (28.000), mısır (715), pirinç (3.315), Baklagiller (29.080), endüstri bitkileri (312.229), yağlı tohumlar (16.655), yumru bitkiler (92.796). Bunların dışında yem bitkilerinden fiğ, yonca ve korunga üretilmektedir.
1960’lardan itibaren sebze ve meyve üretimi de gelişmiştir. 1970’li yılların sonunda sebze ekilen alan 42.000, bağcılık yapılan alan 30.000 hektara ulaşmıştır. İlde en çok yetiştirilen sebzeler kavun, karpuz, domates, biber, patlıcan ve kabaktır. Aynı yıllarda ilde bulunan meyve ağacı sayısı da 5 milyona ulaşmıştı. Sebzecilik ve meyvecilik sulu topraklarda yapılabilmektedir. İlin sulanabilen toprakları ise, bütün il topraklarının ancak % 5’idir. Yıllık yağış oranı 300-400 mm olan Ankara’da tarıma elverişli alanların yaklaşık % 45’i nadasa bırakılmaktadır.
1980 yılında Ankara’da yetiştirilen meyveler şunlardır (ton olarak): Armut (15.000), ayva (2.140), elma (30.225), erik (3.180), kayısı (6.000), kiraz (3.440), şeftali (1.070), vişne (4.030), antepfıstığı (58), badem (525), ceviz (2.310), dut (9.370), nar (150), üzüm (80.250).
İlin gelişen nüfus potansiyeline uygun olarak hayvancılığında da belirgin bir artış sürmektedir. Ancak kıl keçisi üretimi 1970’ten sonra düşmeye başlamıştır. Buna karşılık özellikle Ankara Yem Fabrikası’nın açılışından sonra kümes hayvancılığında önemli gelişmeler olmuştur.
Ankara hayvancılık alanında tiftik keçisi ile ünlüdür. 19. yüzyılın ortalarına kadar dünya tiftik tekelini elinde tutuyordu. 1864 yılından sonra İngilizler tiftik keçisi üretmek için damızlıklar alarak güney Afrika’da Kap Bölgesi’nde ürettiler. Bunu Amerikalılar’ın tiftik keçisi üretimi izledi. Bunun sonucunda yüzyıllardır Ankara’nın tekelinde bulunan tiftik keçisi üretimi dünyanın çeşitli yörelerine de yayıldı. Tiftik keçisinin eti, kıl keçisinin etinden daha lezzetlidir. Ortalama ağırlığı dişilerde 35 kg, erkeklerde 45 kg’dır. Ankara Keçisi olarak bilinen tiftik keçisi daha çok tiftiği için beslenir. Her kırkma döneminde 2,5 kg ile 6 kg arasında tiftik alınır.
Ankara balı, aranan bir baldır. 1979 yılında 84.862 adet arı kovanı bulunduğu tespit edilmiştir. Arıcılık daha çok Çamlıdere ve Kızılcahamam ilçelerinde yapılır. Buraların dışında Beypazarı, Çubuk ve Yenimahalle ilçelerinde de arıcılık yapılmaktadır. 1950 yıllarına oranla kovan sayısı % 100’lük bir artış göstermiş, 1980 yılında toplam 834 ton bal üretilmiştir.
🏭 SANAYİ VE MADENCİLİK
Ankara maden açısından zengin bir ilimiz değildir. Maden Tetkik Arama Enstitüsü’nce yapılan araştırmalar sonucunda şu madenlerin bulunduğu anlaşılmıştır:
- Kömür: Yenimahalle, Şereflikoçhisar.
- Linyit kömürü: Çamlıdere, Kalecik, Bâlâ.
- Demir: Kırıkkale, Keskin, Bâlâ.
- Bakır: Bâlâ, Keskin.
- Manganez: Kızılcahamam, Güdül, Kalecik, Haymana, Ayaş, Kırıkkale, Keskin.
- Çinko: Keskin.
- Bentontonit: Kalecik, Keskin.
- Kil: Şereflikoçhisar, Gölbaşı, Polatlı.
- Perlit: Çamlıdere, Çubuk.
- Tuz: Şereflikoçhisar.
1975 yılında Ankara’nın çalışan nüfusunun % 0,4’ü madencilikle uğraşıyordu.
Ankara’da üretime yönelik imalât sanayii yeterince gelişmemiştir. En önemli sanayi dalı özellikle Cumhuriyet döneminden sonra bu ilde kurulan silah sanayii ile ilgili olan makine sanayiidir. Bunun dışında ağaç ürünleri dediğimiz mobilya sanayii de gelişmiştir.
Cumhuriyetten önce dokuma sanayii ildeki tek sanayi dalıydı.
- 1923 yılında Ankara Fişek Fabrikası
- 1925 yılında Kırıkkale Topçu Mühimmat Fabrikası
- 1930’da Ankara Mermi Doldurma Fabrikası kuruldu.
Bunu dinamit, barut fabrikaları izledi. Böylece Ankara birkaç un değirmeni, tuğla ocağı ve küçük dokuma atölyesinden, o zamanın savaş sanayii merkezi durumuna geldi. Bunun da nedeni bağımsızlığın ancak güçlü bir orduyla korunabileceği düşüncesiydi.
Ankara modern bir şehir olma yolunda ilk adımlarını atarken; 1928’de Ankara Çimento Fabrikası kuruldu.
1950’li yıllarda ildeki önemli sanayi kuruluşları arasında Atatürk Orman Çiftliği, Ankara Bira Fabrikası, Ankara Şeker Fabrikası ile, Et ve Balık Kurumu’nun Ankara Et Kombinası yer alıyordu. 1960’larda madenî eşya sanayii hızla gelişti. 1970’li yıllarda makine imalâtı sanayii önem kazandı. Yine 1970’lerde ağaç ürünleri sanayii gelişti, Ankara, özellikle mobilyacılık alanında, Türkiye’nin önde gelen illerinden biri oldu.
Günümüzde Ankara’da, madenî eşya, gıda, içki, matbaacılık, kimya, taşıt, makine imalâtı dallarında üretim yapılmaktadır.
📜 TARİH
1071 Malazgirt Zaferi Türkler’e Anadolu kapılarını ardına kadar açmıştı. Ankara’nın bu zaferden iki ya da üç yıl sonra Türkler’in eline geçtiği sanılmaktadır. Ankara bu tarihten sonra bir eyalet merkezi olarak Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlandı.
1101-1102 yıllarında Haçlı orduları şehre girdilerse de daha sonra yenilerek geri çekildiler. Bu sıralarda Haçlı seferlerini fırsat bilen Bizanslılar Ankara’yı ele geçirdiler. Fakat, kısa bir süre sonra Selçuklular’a bağlı Danişmendoğulları şehri Bizanslılar’dan geri aldı.
13. yüzyılın ikinci yarısında Ankara, İlhanlılar’ın egemenliğine girdi. 1328’de İlhanlılar’a bağlı Eretna Devleti’nin idaresine verilen Ankara’da bağımsız bir Ahi yönetiminin kurulduğu görülür. Bu bağımsız devlet 1344-1354 yılları arasında egemen oldu. Özellikle dinî ve iktisadi bir kurum olarak bilinen **Ahilik** böylece siyasi bir nitelik de kazanmış oluyordu.
1354 yılında Orhan Gazi’nin büyük oğlu Şehzade Süleyman Paşa (Rumeli’ye geçen ilk Türk komutanlarındandır) tarafından Osmanlı Devleti’ne katıldı. **I. Murat** tahta geçince, bir ara elden çıktıysa da bir müddet sonra tekrar Osmanlı sınırlarına katıldı. 28 Temmuz 1402’de Yıldırım Bayezid’in Timur’a yenilmesi ile şehir Osmanlılar’ın elinden çıktı. Şehir 1403’te Yıldırım’ın oğullarından Çelebi Mehmed’in elindeydi. 1404’te kardeşi **İsa Çelebi**, Ankara’yı kuşattı ama alamadı. 1406’da Emir Süleyman geçici olarak Ankara’yı ele geçirdi.
1413 yılında Çelebi Mehmed, Osmanlı birliğini sağlayıp I. Mehmed adı ile hükümdar olduktan sonra, Ankara sürekli olarak anavatana katılmış oldu. Ankara, **Fatih** çağına kadar **Anadolu Beylerbeyliği** denen çok geniş Türk topraklarının merkeziydi. Merkezin **Kütahya’ya** taşınmasından sonra da birçok beylerbeyi Ankara’da oturdu.
Mustafa Kemal Paşa, Heyet-i Temsiliye Reisi olarak 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldi. 23 Nisan 1920’de TBMM büyük törenle Ankara’da açıldı. **Kurtuluş Savaşı Ankara’dan yönetildi**. Ankara, **13 Ekim 1923’te Türkiye’nin başkenti** oldu. **16 Ekim 1923’te Ankara’da ilk Türkiye Cumhuriyeti bütün dünyaya ilan edildi**.
🌳 ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ
Atatürk, yurdumuzda her alanda yeniliği getiren, güçlüğün yenilebileceğini gösteren kişidir. Çorak Ankara topraklarında bugün yeşil bir nefes olan bir çiftliğin kurulabileceğini hiç kimse o zamanlar düşünemezdi. Ama Atatürk bu topraklarda da her çeşit tarımın yapılabileceğini kanıtladı. 1925 yılında Atatürk o dönemin tarımcılarına kendisi için bir çiftlik yeri bulmalarını söylemişti. İlgililer, bugünkü çiftliğin olduğu yer dışında birçok yer gösterdiler. Atatürk bugünkü çiftliğin yerini sorduğu zaman: **“Tabiat buradan her şeyini esirgemiş,”** diye burada çiftlik kurmanın imkânsızlıklarını anlattılar. O yenilmeyen irade: **“Bu kadar elverişsiz bir yeri biz ıslah etmezsek kim gelip eder,”** diye, çiftliğin burada kurulmasına karar verdi.
Gerçekten de amaç **Türk çiftçisine**, çalışıldığı takdirde **en elverişsiz toprakların** bile verimli bir hâle gelebileceğini kanıtlamaktı. Amaca ulaşıldı. Bugün Ankaralı burada dinlenir. Burada **sebze, meyve** ve tarım ürünlerinden süt endüstrisine, şaraba kadar birçok alanda üretim yapılmaktadır. Çiftliğin bir de **hayvanat bahçesi** vardır.
Atatürk, 11 Mayıs 1937’de bütün mülkleri ile birlikte **Atatürk Orman Çiftliği’ni** de milletin hizmetinde kullanılması isteği ile **devlete devretti**. Günümüzde **tüzel kişiliği** olan bir İktisadi Devlet Kuruluşu durumundaki çiftlik çorak topraklar üzerinde bir **yeşil abide**dir.
🇹🇷 ANITKABİR
Anıtkabir, Ankara’nın güneyinde, **Rasattepe’dedir**. Ankara Kalesi dışında, şehrin en yüksek noktası burasıdır. **Atatürk’ün** naaşı **10 Kasım 1953’e** kadar Etnografya Müzesi’nde kaldıktan sonra bu tarihte törenle **Anıtkabir’deki ebedi istirahatgâhına** götürülmüştür. **25 Aralık 1973’te** vefat eden silah ve politika arkadaşı eski Cumhurbaşkanlarından **İsmet İnönü** de Anıtkabir’e gömülmüştür.
Anıtın temeli **9 Ekim 1944’te** atıldı. Proje, **Ord. Prof. Emin Onat** ile **Doç. Orhan Arda’ya** aittir. Şeref Salonu’ndaki büyük lahdin mermeri tek parçadır. **42 ton** ağırlığındaki bu mermer lahdin uzunluğu **4,20 m**, genişliği **1,60 m’dir**. Şeref Salonu’nun yüksekliği **20 m**, eni **32 m**, boyu **60 m’dir**. Anıtkabir’in yapımında kullanılan taşlar, **Çankırı** çevresinden getirilmiştir. Bu, **sarı** ve **açık kurşuni** renkte bir taş çeşididir. Birçok Roma anıtında aynı taş kullanılmıştır. Hem gösterişli, hem çok dayanıklıdır. Şeref Holü’nün yan duvarları **Bilecik** mermerindendir. Büyük lahdin mermeri, **Adana’nın Osmaniye** kazasından getirilmiştir. Bu büyük mermer parçasını, Ankara’daki **Türk ustaları** işlemiştir. Türk ulusunun Atatürk’e şükranlarını belirten bu anıt, **15.000 m2’lik** bir alanı kaplar.
🗺️ TURİZM
Ankara ili, gerek doğal güzellikleri, gerekse tarihî eserleriyle oldukça zengin bir ilimizdir. Atatürk tarafından kurulan Atatürk Orman Çiftliği yeşil alanları ve üzerinde kurulu tesisleriyle büyük bir park görünümündedir. Sıcaktan bunalan insanlar için **en yakın dinlenme yeri** burasıdır.
Ankara-Konya yolu üzerinde ve Ankara’nın **15 km güneybatısında** bulunan Mogan Gölü, gazinoları, plajı ve su sporları ile güzel bir dinlenme merkezidir.
Çevresi ormanlarla kaplı bir krater gölü olan Karagöl, Ankara’ya **68 km** uzaklıktadır. Ayrıca kış sporlarının yapıldığı **Elmadağ**, büyük bir bölümü millî park olan **çam ormanları** ile kaplı, kaynak suları ile ünlü **Kızılcahamam, Haymana, Ayaş, Karakaya Kaplıcaları**, ilin önemli **doğal güzellikleri**dir.
Tarihî eserler açısından Ankara oldukça zengin bir ilimizdir. **Polatlı** ilçesinin **21 km batısında** bulunan **Gordium M.Ö. 3000** yıllarında insanların yaşadığı antik bir kenttir.
Ankara’yı her yönüyle gören bir tepenin üzerinde bulunan Ankara Kalesi şehrin simgesi durumundadır. **Frigyalılar** tarafından **M.Ö. 8. yüzyılda** yaptırıldığı sanılmaktadır. 1249 yılında **Sultan Keykâvus** kaleyi onartmıştır. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşan Ankara Kalesi’nin, iç kaledeki **zindan kapısının** bitişiğinde **Alâeddin Camisi** bulunmaktadır.
Haymana’nın 28 km kuzeydoğusunda, **Hititler’den** kalma bir kale olan **Gâvur Kalesi**, kalıntılar arasında bir kaya kabartması ve birçok mezar dikkati çeker. **Kalecik** ilçesinde, **150 m** yükseklikteki bir tepenin üzerinde bulunan **Kalecik Kalesi**; **Kırıkkale’nin 3 km kuzeyindeki Kırıkkale**, Ankara’nın eskiden kalma başlıca **kaleleri**dir.
1382 yılında **Ahi Elvan Mehmet Bey’in** yaptırmış olduğu Ahi Elvan Camisi, **Samanpazarı’nın Koyun Pazarı Sokağı’ndadır**. Oyularak yapılmış **ceviz minberi, Selçuklu oymacılığının güzel bir örneğidir**. **Ahi Yakup Mahallesi’nde** bulunan **Ahi Yakup Mescidi, 1391** yılında **Ahi Yakup** tarafından yaptırılmıştır. Ankara Kalesi’nin içindeki **Alâeddin Camisi (1198)**, **cevizden oyma minberiyle Türk oymacılığının güzel örneklerinden** biridir. 1427 yılında **Bayramiye Tarikatı’nın** kurucusu **Hacı Bayram Veli** tarafından yaptırılan **Hacı Bayram Camisi’nin** ahşap yapısındaki incelik dikkat çekicidir. Diğer önemli camiler **Aslanhane Camisi (1290), Yenicami (1516), İki Şerefeli (1674), Çiçekçioğlu (17. yüzyıl), Direkli Camileri’dir**.
Kale eteğindeki **Çengelhan, Kurşunlu Han, Mahmut Paşa Bedesteni, Hacıdoğan Mahallesi’ndeki Sulu Han, Beypazarı** çarşısında bulunan **Nasuh Paşa Hanı, Çankırı Caddesi’ndeki Roma Hamamı**, görülmeye değer tarihî eserlerdir.
Ankara’da **çok sayıda müze** vardır. Bunların en önemlisi, Etnografya Müzesi’dir. Müzede Anadolu’nun çeşitli yörelerine ait giysiler, ev ve **mutfak eşyaları, çeşitli madenî eşyalar, ahşap eserler** ve hat sanatından örnekler sergilenmektedir. **Atatürk Müzesi, Atatürk Kitaplığı, İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi, Eski Köşk, Yeni Köşk, Atatürk Konutu** ve **DDY Müzesi, Polatlı** ilçesi **Alagöz** köyündeki **Atatürk Karargâhı, Tabiat Tarihi** ve **Gordion Müzeleri**, ildeki diğer müzelerdir.
💃 FOLKLOR
Hititler’den bu yana birçok uygarlığın etkisinde kalan Ankara kültüründe, değişik geleneklerin etkisi bulunmaktadır. Kadınlar düğünlerde eskiden **üçetek** giyerlerdi; **19. yüzyıldan** itibaren bunların yerini **ikietek** almıştır. Kadınların günlük kıyafetinin başlıca parçaları **içlik, düz hırka, kalıpsız fes** ve **peşli entaridir**. Sokak kıyafeti olarak eskiden **ferace** giyen kadınlar, **19. yüzyılın sonlarına** doğru **çarşaf** ve **yaşmaktan** oluşan kıyafeti giymeye başlamıştır. Geleneksel erkek giyiminde üçetek, şalvar, pamuklu hırka, lata, fes** ve **mergup** denen ayakkabılar yaygındır. Geleneksel erkek giyiminde **efelerin** giydiği kıyafetin ayrı bir yeri vardır. Efe kıyafetinin başlıca parçaları **cepken, camadan, zıpka, osmaniye işlik** ve **kuşaktır**.
Daha çok ayak figürleriyle belirginleşen Ankara halk oyunları önemli günlerde oynanır. Ayrıca, cirit, sıra gezme, çengi oyunları geleneksel oyunlardır. Müzik eşliğinde oynanan oyunların en ünlüsü Ankara Halayı’dır. Ankara halk oyunlarının önemli bir bölümü **zeybektir**; Ankara Zeybeği, Mendil Zeybeği, Seymen Zeybeği, Yağcıoğlu Zeybeği gibi.
